huseyin alparslan cartonist
   
  Hüseyin Alparslan - cartoon
  ILLUSTRASYON MU KARİKATURMU
 
 

İLLUSTRASYONDAN KARİKATÜRE AÇILAN PENCERE


 

Gerçekleşmiş ya da gerçekleşmesi öngörülen bir durumun veya düşüncenin kısa , sade , anlaşılabilir , zaman içerisinde değerini koruyabilen ilk bakışta izleyicide çarpıcı etki bırakabilen çizimlere karikatür denilir mi ? Karikatür , anlam yüklenmiş resim midir? Karikatür illüstrasyon ile nasıl bir etkileşim içindedir. İçinde eleştiri unsurları barındırmayan bir eser karikatür sayılmalı mıdır ? mesaj verme kaygısı taşımadan da sadece sanatçının iç dünyasını anlatan eserler karikatür olabilir mi?


 

Başlık, slogan veya metin gibi unsurları görsel olarak betimlemeye bunları yorumlamaya illüstrasyon tanımı yapılmaktadır. Reklam , basın yayın bilimsel ve teknik yayınlarda illüstrasyon kullanılmaktadır. Hayatımızın her alanında sıklıkla karşılaştığımız , sinema , tiyatro biletleri , kutlama kartları , ürün etiketleri , takvimler reklam amaçlı kullanılan illüstrasyonlardır. Çoğunlukla çocuk kitaplarında karşılaştığımız illüstrasyonlarda masalın ögeleri metin ile resmedilmektedir. Tıp , mekanik , botanik gibi öğretme amaçlı akademik bilgi gerektiren alanlarda yapılan illüstrasyon çeşidi de teknik illüstrasyondur. Anatomi atlası bir illüstrasyondur. Elbette bu atlası hazırlamak için tıbbi bilgi birikimi gerekir.


 

Karikatür sanatında da illüstrasyon ile karşılaşılır. Hangi eser karikatür , hangisi illüstrasyon tanımı içerisindedir. Zaman zaman hangi eserin illüstrasyon hangisinin karikatür olduğu konusunda hararetli tartışmalar yapılmaktadır.


 

İllüstrasyonla karikatürün arasında çok önemli farklar vardır. Profesyonel bir İllüstratör çalışmalarını SİPARİŞ olarak alır ve içinde humorostik bir düşünce olma koşulu aranmaz.(Çok az illüstratör humorostik düşünceyle çalışır).” - Hicabi Demirci


 

Hicabi Demirci’nin bu konudaki görüşünü incelediğimizde ; illüstrasyon ile karikatür arasında belirgin fark olduğu illüstratörün humorostik kaygı taşımak zorunda olmadığı anlaşılmaktadır. Karikatürist Firuz Kutal’ın Hicabi Demirci’nin karikatür ve illüstrasyon arasındaki sınırları tanımlamasına katıldığını belirterek bu hususta şu görüşlerini açıklamaktadır.


 

Bence de bu bakış üzerinden anlamaya, konuşmaya çalışabiliriz. Elbette yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkardı gibi bir laf oyunu mantığı ile de yaklaşabiliriz. Çünkü her ne kadar sen aslında keskin sınırlar çeksen de, Batı’daki sanat okullarında bu ayrım pek o kadar net değil .Karikatürcü olarak biz bunun böyle olmasını istesek de.


 

Uzun mesele, ama ilk olduğu söylenen soyluların abartılı, armut kafalı vb. çizimlerini yapanlar kilise tarafından tutulmuş ressamlardı. Yani mizah aslında her türlü karşıtlık olunan yerde var. Rembrandt , resimlerinde bazı soyluların eline kılıç filan verir ve bu kılıç yere bakar … O dönemi bilenler, onun çizdiği figürdeki ''womanizer'' denilen kadın avcısı bu kişilerden nefret ettiği için , bunu mizahi bir şekilde resimlerine eklediğini iddia eder. 


                           
 

Remrandt'in ''The Night Watch'' adlı tablosu
 

O dönemi bilenler, onun resimlerindeki bazı figürlere gizli anlamlar yüklediğini iddia ediyor. Burada ince bir mizah ile karşılaşıyoruz. Rembrandt ''The Night Watch'' resminde bütün resmi sanki ışığın üzerine vurduğu sevmediği ve ''Womanizer'' denilen kadın avcısı bir soylunun başka bir soylu yanında resmedilmesi üzerine kurmuştur. Burada bir çok ögeden söz ediliyor ; adamın kılıcının yeri göstermesi, asil soyludan çok daha küçük boylu çizilmesi, arkadakilerin alaycı bakışları bir mizahtır.


 

Mizah, çarpıcı fikri öne çıkartan anlatım da sadece ''karikatür'' ile sınırlı değil. İllüstrasyon konusunda , örneğin Fransız ve Eski Sovyet Çocuk Kitapları tonla örneklerle doludur . Bugünün yazısız, grafik mizah anlayışı ile... Sınırlar kanımca o kadar da çok belirgin değil. Tomi Ungerer illüstratördür aslında . Ama çizgileri bugün modern müzelerde sergileniyor. Steinbeck bir karikatürcü olarak algılanmıyor.


 

Karikatür tanımı (Türk Karikatürü) bizde çok net değil . Sorun oradan çıkıyor. Yazılı karikatürleri yazısız karikatürlerden ayırıyoruz , ama Diyojen Dergimizi seviyoruz. Ramiz'in çizgileri birer illüstrasyondur aynı zamanda. Turhan Selçuk da grafik sanatçısıdır. Karikatürcü olmayan çok fazla tas-baskı posterleri yapan illüstratörler vardır.


 

Karikatürün en yaygın tanınma şekli , fikir tabanlı olması değil, daha çok abartılı portreler anlamına gelen yanıdır. Karikatür deforme edilmişlikle uğraşan sanattır. Bunu herkes söylüyor. Biz eğer başka bir karikatürden söz ediyorsak bunun tanımının yapılması gerekir. Sadece inanç işi değil bu.

New Yorker Dergisi kapaklarında çok çeşitli anlatıma sahip sanatçıların eserlerini kullanır. Bu kapakları yapanların çoğu resim kökenlidir. Bu dergide Son yıllarda illüsratörler de çalıştı . Türkiye'den de Gürbüz Doğan'in çalışmaları kapağa alındı. Dünya mizah ve görselliğinde yeri olan, önemli bir kaynaktır New Yorker ve yıllardır orada çizenlerin kimliklerini incelersek ; çok az sadece karikatürcü diye bilinen sanatçıları buluruz. Gürbüz Doğan, karikatürcü olduğu için mi, yoksa içinde net fikir olan bir anlatımı ince isçiliğiyle sunan bir illüstratör olduğu için mi bu basariyi yakaladı , tartışılır. İllüstrasyon , her zaman sipariş karşılığı yapılan olmadığı gibi, sipariş verilerek yapılan tonlarca da karikatür var.” - Firuz Kutal


 

İllüstrasyon eserler ile karikatür arasındaki ilişkinin nedenlerini Hicabi Demirci şöyle yorumlamaktadır ;


 

Plastik değeri çok iyi olan illüstratör çizerleri , işlerini karikatür alanına kaydırma endişesi taşımaktadır. taşıyabilir de ! Bunun nedeni karikatürün cazibesi olabilir. Grafik tasarım , illüstrasyon hiç kuşkusuz karikatürün beslendiği alanlardır.


 

Çizer, yaptığı işi istediği disiplinin içine sokabilir. Sanatı bu kadar katı kalıplara da sokmamak gerekir. Önemli olan, söz konusu disiplinin içindeki otoriterlerin ve ileri gelenlerinin karikatür ve illüstrasyon arasındaki farkı görmeleri ve içinde humor duygusu olmayan illüstrasyonları, karikatürmüş gibi ön plana çıkarmamalarıdır. Bu bir süreçtir hiç kuşkusuz. Zamanla bu tarz işler karikatür acısından gerçek yerini alacaktır.


 

Ayrıca başarılı illüstratörlerin güzel işlerinden niye mahrum kalalım ? Ufkumuzu görsel olarak ta geliştirmeliyiz. Öyle değil mi?” – Hicabi Demirci


 

Karikatür ile illüstrasyon arasındaki ilişkiye Oğuz Gürel’in getirdiği yorum ise şöyledir. “Hem illüstratör hem çizer olunmaz mı ? Olunur. Sanatlar arası ilişkiye evet ama sanat dallarının birbirlerinin yerine geçmesine hayır ! İyi bir illüstratör çizer olup illüstrasyonu karikatür içinde eritmek daha mantıklı ve idealdir. Sanatlar arası ilişkiyi sanat dallarının anlamını birbirine karıştırma olarak algılamayalım.” - Oğuz Gürel


 

İllüstrasyon ile karikatür arasındaki ilişkiye daha hoşgörü ile bakmamız gerektiğini belirten Firuz Kutal şöyle devam etmektedir ;


 

Peki illüstrasyon nedir? Bir yazı vardır. Mavi bir gemi geçiyor Boğaz’dan diyordur. Siz de Boğaz ya da deniz çizersiniz, içine de mavi bir gemi koyarsınız. Bu illüstrasyon olur. Kendi başına bir şey ifade etmez, ama mavi üzerine şiirle pek bir anlamlı gider. Oysa iyi bir illüstratör, hatta içinde karikatür barındıran bir illüstratör öyle bir şey yapar ki, ne bileyim, dev bir kurt çizer, ağzındaki salyaları mavi çizer ve bir gemi koyar, bu karikatür olur. Çünkü öncelikle kendi başına ayakta duran bir üründür. İkincisi de şiiri değil, illüstratör ya da çizerin şiirden anladığını, ondan esinlenerek hayalinde oluşanı sergilemektedir. Orada Boğaz’a mecazi anlam yükletiyordur. Mavi rengi ne bileyim 12 Eylül ile bağlıyordur. İlle komik bir şey yoktur, ama karikatürdür. Çünkü illüstrasyon olma dışında başka bir KONTRASTLIĞI -kurt ve şelale ile- anlatıyordur, herhangi bir yazıdan bağımsız olarak. Elbette burada karikatürden komik olan bir şey anlıyorsanız, o yoktur. O halde karikatür değildir. Ama benim tanımladığım şekilde ise KARİKATÜR'dür.” – Firuz Kutal


 

Erdoğan Karayel , illüstrasyon ve karikatür ilişkisini şöyle yorumlamaktadır. “Yirmi yıl kadar önce Gürbüz Doğan Ekşioğlu’nun işlerinin karikatür mü , illüstrasyon mu olduğunu tartışıyorduk. Yaptıkları illüstrasyon ama katıldığı yarışmalar karikatür yarışmalarıydı . Ödül de alıyordu. Ülkemizde bu konuda ilk kez, çok yönlü tartışmalar o dönem başladı. Kanımca bir kırılma noktasıydı Gürbüz’ün çalışmaları. Çünkü öncesinde Türk karikatürü sloganımsı, plastik değeri olmayan az ve öz çizgilerden oluşan bir çizgideydi. Tabii dönemin Gırgır, Çarşaf, Fırt, sonrasında Leman, Hıbır gibi dergilerdeki karikatür anlayışını bu tanımlamadan ayrı tutuyorum.


 

Günümüze geldiğimizde Marcin Bondarowicz ve Pavel Kuczynski gibi usta illüstratörlerin de katıldıkları karikatür yarışmalarında boş geçmediklerini görüyoruz. Karikatürün ve illüstrasyonun tanımını yapıp, kendimce ulaştığım sentezi sizlerle paylaşmak istiyorum.


 

İllüstrasyona; slogan, başlık, metin gibi tekste dayalı yazıların görsele dönüştürülmüş şekli diyebiliriz. Başarılı bir slogan sizi nasıl çarpıyorsa, başarılı bir illüstrasyon da aynı etkiyi verebilmeli. İllüstrasyonu; reklam, yayın ve bilimsel illüstrasyon olarak üç kategoride inceleyebiliriz. En çarpıcı özelliği, karikatürün tersine öz ve biçim dengesinin plastik kaygılar ön planda tutularak oluşmasıdır. Baktığınızda fotoğraf gibi bir illüstrasyon her şeyden önce sizde “vay bee !” dedirtecek bir hayranlık uyandırır.


 

Karikatüre gelince; en sevdiğim kısa ve öz tanımlar , gülen düşünce ve çizgiyle ifade sanatıdır. Birincisinde iki kelimeyle karikatürün ciltler dolusu tanımı yapılmış, bu güzel tanım Turhan Selçuk’un. -Çizgiyle ifade- adı üstünde zaten. Her iki kavramı birleştirirsek; gülen düşünceyi çizgiyle ifade sanatı da diyebiliriz. İllüstrasyona göre işlevselliği ve alanı çok daha geniş, evrensel bir sanat dalı üstelik. En belirgin özelliği de kışkırtıcı olması. Bu özelliğini de İtalyanca “Cari Cari” (saldırı) kelimesinden aldığı varsayılır. Karikatür, aklın ve çizginin bileşkesidir bir anlamda. Salt çizgiye dayalı bir ifadeyi kabul etmek saflıktır. Öyle olmasaydı, karikatürün başlangıcını ilk insanların mağaralarda çiziktirdiği figürlerden bu yana düşünmemiz gerekirdi. Bizlere en cazip gelen yanı ise, toplumları yönlendirebilecek denli olağanüstü vurucu etkisidir” - Erdoğan Karayel


 

Karikatür yarışmalarında illüstrasyon eserlerin ödül almasının da , insanın öncelikle gördüğü nesneyi algıladığını , mesajı algılamasının ise daha sonra gerçekleştiğini belirterek görselliğin mesaj değerden öne çıktığını belirtmektedir. Harika bir teknik ve emekle yapılan çalışmada mesajın , plastik değerlerin gölgesinde kaldığı görüşünü savunmaktadır. Düşündürücü bir örnek ile konuyu bağlıyor , estetik ve teknik değerleri yüksek bir çalışmayı örneğin bir illüstrasyon eserin içindeki sade bir çizgiyle anlatmaya kalksanız ne olurdu ?


 

Gözümün önünden geçen pek çok karikatürü bu anlamda sadeleştiriyorum . Geriye kalanlar ne denli çok keyif veriyorsa karikatür orada olabilir mi ? illüstrasyon mesaj değerleri zayıflatan bir göz boyama mı ? Sormadan duramıyorum.


 

Saadet Yalçın’ın karikatür illüstrasyon ilişkisi hakkındaki görüşleri ise şöyledir. “İllüstrasyonun tanımına baktığımda aşağıdaki gibi özet bir açıklamayla karşılaştım. -Resimleme veya illüstrasyon en kısa açılımı ile konu anlatan resimdir . Şekilden ziyade nesneye dikkat çeken bir çizim resim fotoğraf veya herhangi bir sanat eseridir. Amacı sanattan ziyade bir konuyu anlatmaya yardımcı olmaktır.-


 

Karikatür denildiğinde ise bir konu üzerinde ince espri barındıran, eleştiren, abartılı olmasa da bunu espriyle verebilen çizimler aklıma geliyor. Ben , dergi çizerliği dönemlerinde bugünkü çizimlerimden farklı olarak biraz abartı ve balonlara ağırlık veren işler üretiyordum fakat Erdoğan Karayel’in yönlendirmesiyle bu teknikten şimdiki tekniğe ağırlık vermeye çalışıyorum çünkü işin özü biraz da evrensel olabilmekti. Sanırım evrensel karikatürde illustrasyon biraz ağırlık kazanıyor.


 

Günümüzdeyse , özellikle İnternet ve bilgisayar programlarının yaygınlaşmasıyla karikatürde de eldeki çizimlerimize bir çok efekt, renk ve filtrelerle destek verip, photoshop desteğiyle, fotomontajla harmanlıyoruz. Oğuz Aral dönemlerindeki karikatür tekniğimizle bugünküler arasında dağlar kadar fark olduğu bir gerçek.” Diyerek görüşlerini sürdürmüştür.


 

Bugün karikatürden illüstrasyona geçmiş birçok karikatürist, illüstrasyon çalışmaları yaptığı halde karikatürist statüsüne konulmuş ya da kendini karikatür dünyasında görebilen bir çok isim var ülkemizde. Çünkü her an bir espriyle bağlantılı illüstre çizimini karikatür boyutuna getirebilir ve kendi anlayışını yansıtabilir.


 

Bu noktadan bakıldığında evrensel platformda cartoonist kelimesi her alanda çizim üreten kişi için kullanılırken ki bu karikatüristi, illüstratörü de kapsıyor, ülkemizde ise karikatürist, ressam, illüstratör, animatör gibi tanımlamalarla ayrılabiliyor.” - Saadet Yalçın


 

Hicabi Demirci ; Karikatürün Türkiye’deki sınıflandırılmasını yeterli bulmadığını, portre ile sınırlı olmadığını belirterek sokaktaki vatandaşa hatta eğitimli kişilere dahi karikatürden ne anladığını sorarsanız , size günlük mizah dergilerinin isimlerini sıralayacağını belirtmiştir.


 

Bu nedenle karikatür illüstrasyon ilişkisi de dahil olmak üzere karikatür türlerinin tanımlanmasına şiddetle ihtiyaç duyulduğu tarafımca da gözlenmiştir. Karikatür ile ilgilendiğimi söylediğimde , benim karikatürümü de çiz gibi bir cümle ile karşılaşıyorum . Portre karikatür de elbette bu sanata dair bir parçadır.


 

New Yorker dergisinin genelde kullandığı çalışmalar illüstrasyondur. New Yorker bir eğlence dergisidir. Bu yöndeki çalışmaları tercih ettiği tartışılmaz. Gürbüz Doğan Hocam la yaptığım sohbetlerde ısrarla kendisini karikatürcü olarak tanımlamadığını ve yaptığı işlerin olsa olsa illüstrasyon olduğunu söylemişti .” – Hicabi Demirci


 

New Yorker dergisi büyük çizer Sempe’nin bir çizgisini kapak yapmıştı. Ne vardı o desende derseniz ? Deniz kenarında denize bakan bir çocuk. O kadar ! Şimdi buna cartoon mu diyeceğiz? Olsa olsa bir desen çalışmasıydı bu. (Sempe bu çalışmada karikatürcü özelliğini ön planda tutmamıştı) Humor duygusunun dozajı ve kalitesi bize o işin ne kadar karikatürü yaklaştığını veya uzaklaştığını gösteren en büyük delildir. İllüstrasyonların, fikir tabanı illaki humor içermeyebilir. Buna rağmen ayakta kalarak bize bir fikir verir.” - Hicabi Demirci


                                                 

                                          
 

             The New Yorker ve Moustique Dergisinde Sempe'ye ait çalışmalar


 
      


 

The New Yorker Dergisinde Gürbüz Doğan Ekşioğlu'na ait çalışmalar


 

The New Yorker Dergisinde Gürbüz Doğan Ekşoğlu'na ait bu çalışmaların illüstrasyondan karikatüre yolculuktaki en güzel örneği olduğu söylenemez mi? Kedi figürünün kuyruğunda humorostik düşünce yer almıyor mu?


 

Eserlerde renk ve desendeki uyum , mizahı gölgede bırakmamış , üstelik izleyicisine kendi düş dünyasında yorumlama ve ekleme yapma imkanı da sunmuştur. (kedi ve fincanı sosyal karakterler veya olaylar olarak algılanmasında izleyici özgür bırakılmış) Çizgiler sadeleştirilse de geride kalacak tortuda yine mizahın bulunacağı açık bir şekilde görülmektedir.


 

Atilla Atala , Saadetin Yalçın’ın tanımladığı illüstrasyona yakın karikatürleri "İllüstratif karikatür" olarak nitelendirmiş , karikatür yaklaşımını illüstrasyon anlayışıyla biçimlendirmek olarak tanımlamış ve bunun da karikatür olduğu görüşünü savunmuştur.


 

İsmail Doğan ise karikatür ve illüstrasyon arasındaki ilişkiye getirdiği yorum da aşağıda aktarılmıştır.


 

İllüstrasyon karikatürün ikiz kardeşi oldu artık ! Burada aşağı yukarı ayni şeyleri paylaşıyoruz bu konuda. Hem illüstratör hem çizer olunmaz mı ? Olunur. Burada Oğuz'un (Oğuz Gürel) düşüncesi çok yerinde. -İyi bir illüstratör çizer olup illüstrasyonu karikatür içinde eritmek daha mantıklı ve idealdir-demiş. Bence böylesi en uygunudur. Fakat bunların SINIRINI kim çizecek.? Sanırım zamanla puzzle in tasları yerlerine oturacak.


 

Ben reklamcılık ve iletişim dalından geldiğim için çizgilerimde de bu teknolojiden bol bol yararlanırım. Fakat içinde mizah barındırmıyorsa, o zaman rahat olamıyorum, çünkü aradığım vurucu gücü sade çizgilerde aramaktayım .İfade etmek istediğinizi nasıl daha iyi yansıtabiliyorsanız öyle çizin derim, Karikatür de benim tekelimde olmadığına göre, varsın olsun illüstrasyon ! Ben ilkin düşüncenin kıvrak zeka alaycı ve sert vs..olmasıyla ise baslar sonrada karikatüre gerektiği yerde illüstrasyon elbisesini de giydiririm .” - İsmail Doğan


 

Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Grafik Bölümü mezunu , Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde Yard. Doçent olarak görev yapan 1977 yılından bu yana karikatür sanatı ile ilgilenen , ulusal ve uluslar arası bir çok ödülün sahibi değerli sanatçımız Gürbüz Doğan Ekşioğlu , karikatür ve illüstrasyon alanında önemli eserler vermiştir.


 

Gürbüz Doğan Ekşioğlu ; “İşlerim bir sanat galerisinde sergilendiğinde resim , bir dergide yayınlandığında illüstrasyon ya da karikatür” (Ayşegül Sönmez , Milliyet -31 Ocak 1999 , Neyi Neden Nasıl Anlatıyor Karikatür Kim Niye Çiziyor-Önder Şenyapılı sy;66)


 

Karikatür sanatında kayda geçen , üzerinde tartıştığımız illüstrasyondan karikatüre açılan pencere konusunda değerli görüşlerini bize iletmiştir. Aşağıda olduğu gibi aktarıyorum.


 

'illüstrasyondan Karikatüre ' yazısını tekrar okudum, bu araştırmayı yapıp bana da ulaştırdığınız için çok teşekkür ederim.


 

Grafik Tasarım sanatının amacı ; herhangi bir düşünceyi, bir olaya, bir konuyu görsel yolla kitlelere iletme sanatıdır. İstenilen konu kullanım alanlarına göre görsel ifade biçimleri değişir, eğer amblem olacaksa çok sade ve her turlu malzeme üzerine basılabilecek şekilde olmalı, pigtogram olacaksa(trafik işaretleri vs.) dahada basit anlatım içinde olmalı çünkü hız içerisinde algılanmaları gerekiyor. Afis olacaksa lekecilgi yanında plastik değerde taşımalı, tipografisiyle uyumu çok yerinde olmalı, illüstrasyon olacaksa dergilerde yayınlandığı(dergiler genelikle haftada bir yayınlanır) için oyalayıcı ve sesleyici olmalı, eğer karikatür olacaksa basit ama dışavurumcu ve zekice bulunmuş mizah özelliği ve hemen algılanır olmalı ,örneğin; sabah gazeteye kahvaltı yaparken göz attığımda bile hemen karikatürü algılamalıyım, karikatür günlük gazetede yayınlanacaksa üretimi kolay olmalı(bilgisayar teknoloji ile artık kısa zamanda işçiliği ve detayı olan islerde üretmek mümkün), eğer haftalık dergilerde veya yarışmalarda yer alacaksa zaman daha geniş olduğu için illüstrasyon veya resmin elemanları olan renk, doku , hacim(ışık) vs. elemanlar kullanılarak gürsel etkisi arttırabilinir.

Teknolojinin hızla gelinmesiyle farklı disiplindeki sanatsal üretim birbirlerinden etkilenmişlerdir, bugün artık ressamlar çağdaş(güncel) sanat altında üç boyutlu isler yapmaktalar ama heykel tras değillerdir, karikatüristlerde resim ve illüstrasyon teknikleriyle isler yapmaktadırlar.

Ben islerimi karikatür yarışmasına gönderdiğimde ödül aldım ve karikatürist olarak bilindim, dergilerde yayınlandığında illüstratör ve grafik sanatçısı muamelesi görmekteyim, sanat galerilerinde sergilediğimde ise ressam olarak anılmaktayım, uc tanımda benim için gecelidir.

Karikatür illustrasyon ilişkisinde,Karikatür çizgiyle yapılan mizahtır. sözünü benimserim.


 

Selam ve sevgiler.


 

Gurbuz 07.05.2010


 

Bu yazıda illüstrasyon ile karikatür arasındaki ilişki incelenmiş ve sanatçı görüşlerine yer verilmiştir. Karikatürde basit sade çizimlerin kullanılması esas olsa da zaman içerisinde diğer plastik değerlerin katkısı ile daha farklı lezzetlerde eserler de ortaya çıkmaya başlamıştır. Sanırım bu tür etkileşimlere karşı durulamayacağı da dikkate alarak , karikatürlerde mesaj kaygısının da gözden kaçırılmaması gerekecektir.


 


 

Hüseyin Alparslan


 

Değerli görüşleri için ;

Firuz Kutal , Erdoğan Karayel , Hicabi Demirci ,

Oğuz Gürel , Saadet Yalçın , İsmail Doğan ,

Atilla Atala ve Gürbüz Doğan Ekşioğlu''na teşekkür ederim. Mayıs 2010


 


 
  75220 ziyaretçi (202330 klik) burdaydı! Huseyin Alparslan | Kartınızı Oluşturun
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
ESERLER, İZİN ALINMADAN VE KAYNAK BELİRTMEDEN KOPYALANAMAZ